herkes nihayetinde aynı yöne gider
kendinle savaşın bitmez,
susamazsın, kaçamazsın. çıkamazsın dışarı.
bir anda vurur ensenden
-tak
bak kimse yok.
hannın devamı handan,
bağından düşen hüzün.
bir gün 300 kişiysen de
bir gün -1
zaten hepsi bir
esen rüzgar bile durduysa bugün,
için taş
kafan boş.
bırak aksın dedin
ama akmıyor.
akmayacak belki de
sadece sünecek.
sünsün,
süngünü serin tut.
savaş hala bitmedi.
yol her bugün.
ve yalnızca bugün.
ben yazmadım,
damarlarımdan fışkırdı kelimeler.
bir bir klavyeye çarptı.
deftere yazdıklarımı
bir ben, bir tanrı dinleriz sadece
klavyeye değenleriyse bikaç tane zavallı
dumanımdan uzar gri bir bulut.
kimse göremez esintimi
benden içeri taşar.
keşke çalışsaydı ultrasonlar
o kadar iyi çalışsaydı ki
içimdeki boşluğu gösterecek kadar güçlü.
ya da ne kadar dolarsa
o kadar boşalan bir pisagor bardağı gibi
yılgın benliğime
biraz ilaç olsaydı
bir yanım kendi türevini almak için çabalayan
ama içimin içinde limit hep sıfıra gider.
matematik kitaplarında yazmayan denklemler gördüm sokakta.
yüzüme bakarlardı
hepsi ya dilsizdi ya da sağır.
paranın ya da hazzın
prestijin ve sahte düşlerin peşinde
karşılıklı bağrıştık her seferinde
ama sonuç
hepimizin gittiği yön hep aynı.
6 feet under.