
Eskiye duyulan özlemin anlamsızlığı
“Eskiye duyulan özlemin anlamsızlığı”
Bu kadar.
life goes on, but…
babama
kalbim acıyor, gerçekten
hiç bu kadar sahici dökülmedi gözyaşlarım
evet, frost’un dediği gibi “life goes on”
ama içimde koca bir burukluk
ve boğazımda yumruk gibi bir düğüm
depresif bir metamorfoz okuması
kafka’nın dönüşüm kitabı hakkında birçokları ısrarla bunun bir “kapitalist sistem eleştirisi” olduğunu söyleyip durur. sistemli ve düşünsel bir absürt edebiyat ürünü olarak ele alındığını ve dolayısıyla duygusal değil mantıksal okumalarla kitabın yorumlandığını sık sık duyarsınız.
ama mesela bu kitabı hayatında en az bir kez majör depresyon yaşamış bir insana okutursanız daha ilk cümleden itibaren yapacağı yorum bellidir:
“gregor samsa, huzursuz kabuslardan uyandığında kendini majör depresyonda bulmuştur.”
skolastik renk paleti ve ben
gerçek yutuyor hayallerimi
beklentisiz bir dua etmiştim, kabul oldu
eskiyi hatırladıkça kendimden yoruldum
savunmasızım
istediğim renge boyayamadım ağaçları ya da kuşları
kime anlatsam heveslerimi, kısıldı sesim
kelimeler dökülmedikçe boğazımdan, anlamını yitirdi
çaresizim
pusulasız ruhun girdaplı gecesi
Kayboldum
Pusulam kayıp
Nerden bileyim gidilecek yönü
karanlık
Okumaya devam et “karanlık”“the man looks at the abyss but does not feel uncomfortable because the deepest abyss is shallow compared to what lurks in the hearts of men”
nevî tecessüs’ün tahniti
Yaralı ruhlar rıhtımında
Kurtarıcım gelecek diye beklerim
Karanlık günışığında
Ruhum ürperir, inler, sökülür
Gelmeyecek olan geminin iniltisiyle denize dökülür
Hani yarabandı iyileştirir derdin ama
Üzerime giydiğim cesedin ağırlığı canımı yakar
Atasım var üzerimden bu laneti
Kıvranır dururum karanlık günışığında yanarken
Küllerim içime doğar
Tekrar tekrar denize savrulurum.
küllükten düşen bıkkın sigara
gerçek, tahammül edilemeyecek kadar uzak bana
bir rüya fısıldanır, ona tutulur ruhum
zihnimde bir heyula; kör, sağır, ama burada
dünya dedikleri bu acı kumpasa ısınamadım
yalnızca sustum, sustuğumu da yalan söyledim
düşün tarumarı
herkes nihayetinde aynı yöne gider
kendinle savaşın bitmez,
susamazsın, kaçamazsın. çıkamazsın dışarı.
bir anda vurur ensenden
-tak
bak kimse yok.
hannın devamı handan,
bağından düşen hüzün.
bir gün 300 kişiysen de
bir gün -1
zaten hepsi bir