Denize nazır bir gökkuşağı kadar şirin ve heyecan verici bir güne uyanmıştı. Her şey daha berrak ve daha renkliydi. Hiç acele etmedi evden çıkmak için. Tadını çıkararak kahvaltısını yaptı. En sevdiği yemeklerle bezedi sofrasını. Bitince kahvaltısı, giyindi kıyafetini ve çıktı evden. Günlerdir hatta belki de haftalardır bu kadar keyifli olmamıştı. İşe giderken bu kadar neşeli olan insan pek azdır zaten.
Okumaya devam et “Bir Garip Hikaye”Piet Mondrian’ın Heyulası

kafamın içine kısa bir seyahatten kalan enstantane, 2020 kışı.
Tailwhip
Sıçradığın o ağaç artık kısa geldiğinde anlarsın
Renklerin neden bu kadar büyüleyici olduğunu