skolastik renk paleti ve ben

gerçek yutuyor hayallerimi
beklentisiz bir dua etmiştim, kabul oldu
eskiyi hatırladıkça kendimden yoruldum
savunmasızım

istediğim renge boyayamadım ağaçları ya da kuşları
kime anlatsam heveslerimi, kısıldı sesim
kelimeler dökülmedikçe boğazımdan, anlamını yitirdi
çaresizim

gökyüzünün rengi mavi diye yemin ettiler
kum sarı, ışık beyaz, kan kırmızı
farklı olsun diye denemek istedim
bulamadım yolunu, bulduğum yollar sarp kayalık
skolastik düşünceye tepki olarak doğmuşsun dediler
uyumsuzum

nasılsın diye sorarlarsa tek bir geçer cevap var
başın sağolsun derlerse tek bir cevap
duygularımın rengine boyasam dünyayı cevaplar dağılacak
ama değişmeyecek gerçekler
asfalt siyah, karanlık siyah, gece siyah

nasılsın derlerse iyiyim de, aman ha!
yoksa tüm dünya soracak: neden bu siyah
oysa ben seçmedim bu rengi, gerçekler seçti
gerçekleri ben seçmedim
ah keşke!
tanrının figüranlara rol verdiği görülmemiş

bana kalsaydı keşke, hayallerim gibi
kum kırmızı, ışık siyah, kan beyaz
asfalt sarı, karanlık sarı, gece ben gibi biraz

pişmanlıklarıma renk seçemiyorum, tanrım sen söyle
utanç yeşili mi uygun düşer, suçluluk moru mu
tuvalimi tamamladığında haber ver lütfen
bu hayalsizlikte renk körü oldum
anlam ve amaç ararken renk paletinde
tek bir cümle dönüp dolanır bende 
I want it painted black